-
Sunday, October 25, 2009
Wednesday, August 19, 2009
SellikGarip
Bok mu var HA?
Oea, KISA ve öz konusmak gerekirse ISTANBUL'A gelene kadar blog yazilarima mola veriyorum. Hebe hübe.
Oea, KISA ve öz konusmak gerekirse ISTANBUL'A gelene kadar blog yazilarima mola veriyorum. Hebe hübe.
Wednesday, July 1, 2009
Saturday, June 27, 2009
Bright Shield Rune
Saturday, June 20, 2009
Sunday, June 7, 2009
Ne biliyim, Enerjili bişi.
Bugün gene enteresanlıklar başıma geldi, ama enteresan şey şu ki ; keçi inatı bir şeye yaramıyor gerçekten. ("Ay ne kadar enteresan" denilebilir, konuya hemen dönüş yapıyoruz *hokuz bokuz*)
Annem bi kere kafasını takmıştı, spor yapmam lazımmış, vücudum gelişmeliymiş, zayıf olan benden kısaca uzaklaşmamı istedi, "Bugün o spor salonuna gideceğiz, hem vücudun gelişsin, hem de şu çocuk tipinden uzaklaş". Ne denilebilir ki, "Yahu ben kendi halimden memnunum karışmasana bana" diye, Ajdar bağırışı yaptı bünyem bi anda, iyiliğimi isteyen anneye bağırış, evet...Neyse annemin ısrarcı kişiliğine dayanamıyan ben süt dökmüş kedi gibi dize gelmiştim. Giyindim cicilerimi çıktım dışarı annem ile.
Vazgeçilmezim olan deri "Gonvers" bakmaya gittik hatta, gözüme önü siyah, diğer heryeri gri bir tane takıldı, neyse sonra almaya karar verdik, hızlı geçen bu anlardan sonra, Giriş kapısında fotoğrafları olan "HAYVAN GİBİ KASLI, BODY YAPMIŞ" insanların olduğu Spor salonuna girdik, annem herşeyi hazırlamış giyeceklerimi, suyumu, havlumu falan, direkman da gittiğim gün Body yapmaya başladım, ilk yapışımdı, vücut tabi ham olunca, bildiğiniz "PATATES" oldum.
Dumble falan iyi başlamıştım oysaki, sonra o uzun boru falan bi yukarı bi aşağı derken vücudun yavaş yavaş, yapamıyorum ulan ben dediğini duyar oldum, özellikle ayak bileğim ile çektiğim o garip ağırlık daha 6. çekerken ÖLÜYORUM, dediğimi ve pes ettiğimi halka açık olarak duyurdum.
Neyse sonuç olarak herşey bitti falan, salonun sahibi eleman benim sabah 4 yumurta beyazını yememi söyledi, ki ben tek bi tane yiyemem, pes etmiyeceğim ama tam gaz devam, artık başladık bi kere,DURMAK YOK, YOLA DEVAM cCc, uhfsaufhash öhöm ._."
Yakında Terminatör 4 filmine beni çağıracaklar, Filmin başına da Before (Mr. muscle Fotoğrafı) After (Eşşoleşşek beş kulak kası yapmış halim) Konulursa ne mesut olcağım, bi bilseniz.
Sunday, May 24, 2009
Happiness
Benim gibiler haliylen mazoşist olunca kendine de işkence yapabiliyor özellikle şu hisler konusunda, fakat dün gece gene bir şey öğrendim, gerçeklerden kaçmamak, hislerini lafı dolandırmadan kişiye yansıtmak elbette. MUTLUYUM İŞTE ULAN MUTLUYUM? Ötesi var mı? Mutluluk sarhoşu oldum, seviyorum üleyn seni.Edit1: Dayı oldum o.O"
Edit2: Bir anı olarak kalması için karantinaya alınmıştır bu blog yazısı.
Wednesday, May 13, 2009
Yurovizyön
Kısa kısa geçme modu : açık, kodlar veri tabanına gönderildi %100 oran ile gönderim tamamlandı, Batur kendini 5sn için mesaj yazmaya programlıyacak, biiiip.
Annem'in çipimi yenilemesi gerekiyor artık, biliyorum zaten az buz da paslıyım, kısa devre yapıyorum, kendimi dış etmenlere kapatıyorum, okul denen yerde aynalara bakıp, boyalı misinalarımı kafamda bir sağa, bir sola dağıtıyorum. Her neyse okul bitti, herkes evlere dağıldı, "gene yalnızsın Batur bu yollarda" dedin kendi kendine. İnsan olmanın ne kadar zor olduğunu her gün kendi kafama irdelemekten gına gelmiş olmalı ki, yatağımda geleceğe dair garip planlar kurdum ama bu sabah çip'im de hata çıkmış, tamir yapılması gerekiyordu acilen. Tamir olacak yeri de bi bulabilse şu binbir parçalı vücut, bilmiyorum artık bozulmuş yerin hissizleşmesinden mi olacaktır, yoksa birşeylere karşı korkusu olduğundan mı, "dilemma" olayına derinden dalmak böyle olsa gerek, neyse hep çapraz yoldan sağ ve ya sol yola mı sapmak lazım, bu sefer ortadan gideceğim, belki hissizliğin köküne inip, çalışmayan çarklara az bi yağ veririm belki de çalışırlar?
Ah Batur gene ne saçmalıyorsun dedim kendi kendime. Zaten bir ağaçtan ne farkın var ki, dallarında salıncak kurup sallanır anca millet, kimse o boş olan kovuğu doldurmaya çalışmaz.
NEYSE BAŞLIK İLE ALAKASIZ KİŞİSEL MEVZULARIM PEKTE SİZİ İLGİLENDİRMİYORDUR, EVET! (Neden böyle büyük yazma gereği duyduysam)
Gelelim Yurovizyon'un alametlerine kısa geçiceğim zaten. Hadise'den girelim efendim, tamam makyaj abidesi hatun, hafif balık etli, fiziği hoş yalnız, öhöm, performans'a da 8/10 verdik mi.. BABAYI ALICAK, diyesim var da, demiyorum, zaten bu sene kazansa (1.liği) bizim neremiz büyüyecek bilmiyorum. İzlanda hoştu yalnız hatunun ses fenaydı, şarkı pek bi durgundu ama hoştu 1. olsa da farkmaz, Ermenilere KOLPACISINIZ ULAN diyesim var bi de, direkman Türk'lerden araklamışlar figürleri. Gideceğim İsviçre ülkesinin seçtiği gruba bakalım hele aslında yorum bile yapmak istemiyorum, abi direk "EMO" grubu salmışlar be Eurovision'a, geçemediklerine şaşırmadım aslında.
Her neyse Square Enix'e öfke saçıyorum şu anda, Chrono Trigger için yıllarını verip FAN MADE oyun yapmak istiyenlere nasıl olurda, BU YASAL DEĞİL dersin lan HÖDÜK! Buraya tüm hislerimi yazsam hoş şeyler demem herneyse ESENLE KALINIZ. bıcı bıcı
Thursday, April 30, 2009
"Esneme"mömümi
Bir headshot, iki headshot daha kaç headshot eder? ÜÇ HEADSHOT! Aferin çocuklar sınavı geçtiniz *bravos amigos*
Bugün gene klasik okuldan tüyme operasyonunda başarıya ulaşmış bulunmaktayım.Okuldan kaçmak, gitmek, ulan ne güzel şeyler diyip duruyorum kendi kendime, kim bulmuşsa bu gereksiz aksiyonu alnından öpesim var.Hatta öptüm bile diyim, herneyse bugünler de pek bi "Emo" modundayım, açıyorum Shamrain'i, Katatonia'yı, Blackfield'ı damara bağlıyorum.Müslüm Baba'da yakında Mp3'üme girecek ama hadi hayırlısı, zaten jiletlemek bu günlerde pek moda olmuş, Neyse kısa kesip tekken 6 ve Soulcalibur PSP'ye geliyor ulan diyip kısa kesiyorum, pala05. (Uyku da bastırdı zati)
Thursday, April 23, 2009
Gölgesizlik
İlk gölgeniz ile tanışma safası herkesin farklı olmuştur elbet, kendiminkini anlatmak istiyorum, Üç yaşında falanım hafızanın yerine oturduğu yaşlarda kısaca, ayna görüp kendini taklit etmek falan hoş zamanlardı, her neyse bir gün elektirik gider, mum yanar, ışığı ile korku filmlerinde ki gibi ortam oluşur, annem bana arkadan seslenir "Batur, hadi gel yemek yiyeceğiz" ama Batur o anda gördüğü ile elektiriklenme yaşama halindedir çünkü büyük bir siyah silüet tam karşısında ona bakmaktadır, bir adım atar gölge daha büyür, enteresan gelir önce göze, sonra anlamsızlığın farkına vardım ve arkama baktım ama birşey görmedim mumun dışında, koştura koştura içeri yemek yemeye gittim, tabi anneme bunlardan bahsettim, "gölge"ndir dedi ve gölge ile ilk tanışmam o dakikadan itibaren resmileşmiş bulundu.
Hatta şu anda gölgeme bakıyorum amaçsız, ne hödüğü belirsiz bir biçimde.Konuyu değiştirme isteği belirdi içimde hatta, fakat bir yeni paragraf yapma isteğim de bulunmamakta."Ne yapıyor ben lan?" demeden ve sizi sıkmadan toparlıyım sözümü, yazın gelmesi ile okul çapında başlıyan kaçamaklar gözüme girip girip durmakta bu aralar, yahu okula gidiyorsun koskoca 24 kişilik "Best" statüsünde sınıfım da 7 kişi ders işliyor, insanın içeri girip "BEN GELDİM" edası ile dersin işleyişine senkrone olası gelmiyor, dışarısı güzel, hadi onu geçtim okuldan çıkınca ne yapıyoruz tahmin edin?
Sosyalleşmek? - Hayır,
Spor? -Asla,
Enstrüman çalmak? -Ööö hayır..Hayır ülen!,
Peki İnternet Cafe'de multi oyun oynamak? *Gözler parlıyarak cevap verilir* -Evettt üleyn.
İşte tüm mesele bundan ibaret bu havada ne İnternet Cafe'si yahu? Çıkıp gezmek varken, olmadı okulun balkonunda (Okulun Balkonu?!) bronzlaşmak varken yaptığımız olaya bakın, Tamam sosyal insanlar olmayabiliriz ama evde zaten pc başından kalkamayan tipleriz hani, bir de okula uğrama net cafeler de sürt,peh.
*Bu Konu Blogspot kurulu tarafından çok uzatıldığı gerekçesi ile konunun değişikliğine karar verilmiştir*
23 Nisan'ı da ayrı bi seviyorum hani, okullar tatil falan, hem 1 Mayıs'da tatil olcakmış "oh be" dedim.Yalnız İngilizler ne kadar terbiyeli insanlarmış geçen yeni çaktım durumu, oyun oynuyorum dedim ki "Kakam geldi gidip yapmalıyım" direk gelen cevap "Yerinde olsam böyle şeyleri burada demezdim" / Şaşı beş ifadelerde gözümden kaçmadı milletin, evet tepki bu, gelipte küfür etsem bunlara Peygamber sabrı ile hoş karşılılarlar beni.Yalnız keşke şu tatil günleri uzatılsa olmadı 2 günlük haftasonu 3 güne çıksa, ne güzel olmaz mı? İnsan ömrü çok kısa anasını satıyım, hiç bir şeye yetecek zaman bulamıyor insan, olmadı çalışarak senelerine heba ediyor, neyse çok konuştum, pilim bitmeden yatağımın sıcak ortamına giriş yapıyım.
Wednesday, March 25, 2009
Denge
Denge denildiğinde aklıma her nedense ilk olarak burçlardan Terazi geliyor.Denge sorunu çekiyor olabiliriz ama dışarıya yasıtmayız,en azından bunu böyle düşünüp kendimi kandırmaktayım şimdi,denge...egned...egden...nedeg...gened...,bu gibi saçmalıklar üzerine dayanmak istemiyorum şimdi.Zaten tek bildiğim şey psikolojimin dengesiz rolü oynaması bu aralar.
Dışarıda yağmur yağıyor,yağmurun şırıltısı içimi rahatlatsa gerek kafam daha sakin şimdi.Dışarı atasım geliyor kendimi,yağmurda ıslanmak,dilini dışarı çıkarıp o berrak,saf suyu içmek istiyorsun,küçükken az mı yağmur suyu biriktirmek için pet şişeyi dışarıda tutmazdım.Eskiler eskiler zaten ne varsa eskilerde var,ilk resmim,ilk kopyam,ilk arkadaşım,şu anda adını bile bilmediğim onlarca ilk okul arkadaşlarım.
Bilmiyorum nedir bu yağmur'un çekiciliği,her yağışında kafamı havaya kaldırıp,yüzümü delercesine çarpışlarını hissetmek,o kokusu,evet..toprak kokusu,Gaia (Yunan Mitolojisinde kısaca Toprak Ana) 'nın kokusunu hatta.. nedense çok seviyorum,zaten sevmiyende yoktur ya.
Şu sıralar ruhum çok sıkkın nedenini bilmek çok istiyorum ama öğrenemiyorum,anca bulutlara saf saf bakarak geçirmeye başladım çoğu zamanımı,bulutlara şekil vermek,hayal gücün ile onlara karakteristik özellikler koymak,ah be,bunu sever oldum şu sıralar,defterlerime daha çok karalamalar,daha çok ne olduğu belirsiz şeyler çizmeye başladım,söyledim mi bilmiyorum ama Lego çizmeyi çok seviyorum.Küçüklükten kalma bir hobi olsa gerek,hayal gücü geliştiren harikulade oyuncaklar,seviyorum sizi.
Herşeyi de sevdiğimi söyliyip duruyorum,kendimi Teletubbie gibi hissettim bir anda ve nedense hayat bana şu sıralar çok acımasız gelmeye başladı,sandığım kadar mücadeleci değilim galiba hayat şartları için.Neyse çok konuştum daha çok terazimin dengesi bozulmasın.
Subscribe to:
Posts (Atom)

